Geri Dön
F-35 programında kritik radar tedarik krizi ve operasyonel belirsizlik
Küresel Savunma, Havacılık ve Uzay

F-35 programında kritik radar tedarik krizi ve operasyonel belirsizlik

Modern hava muharebe sistemlerinin zirvesi olarak kabul edilen F-35 Lightning II programı, stratejik bir tedarik çıkmazıyla karşı karşıya. ABD Deniz Piyadeleri (USMC) bünyesine katılan en az 6 adet F-35B savaş uçağının, üzerinde AN/APG-85 radarı bulunmaksızın envantere girdiği resmi mercilerce doğrulandı. Yaşanan bu durum, Block 4 modernizasyon paketinin en kritik bileşenlerinden biri olan yeni nesil radarın üretim takvimindeki sarkmalardan kaynaklanıyor.

F-35 Ortak Program Ofisi (JPO) Başkanı Korgeneral Gregory Masiello, Senato Silahlı Hizmetler Komitesi'nde gerçekleştirdiği oturumda, radarsız uçakların kabul edildiğini açık bir dille teyit ederek, "Deniz Piyadeleri için radarı takılı olmayan altı uçak kabul ettik. Bu doğru," ifadesini kullandı. Masiello, bu durumun temel gerekçesini AN/APG-85 radarlarının tedarikindeki kısıtlılık olarak açıklarken, resmi bütçe belgelerine göre ilk üretim AN/APG-85 radarlarının Nisan 2028'den önce teslim edilmesinin beklenmediğini belirtti. Birim maliyeti yaklaşık 9 milyon dolar olarak belirlenen AN/APG-85 radarlarının entegrasyonu, programın genelindeki kronik gecikmelerin de bir yansıması olarak değerlendiriliyor.

Haber Görseli

Teslimat süreçlerindeki bu tablo, F-35 filosunun harbe hazırlık oranları hakkındaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Kongre denetleme organı Hükümet Sorumluluk Ofisi'nin (GAO) verilerine göre, F-35 varyantlarının "tam görev yapabilir" (FMC) kategorisindeki oranları 2020 ile 2025 mali yılları arasında yüzde 38'den yüzde 25'e düştü. Radarsız teslim edilen uçakların operasyonel statüsü hakkında konuşan Korgeneral Masiello, bu uçakların "tam görev yapabilir" (FMC) kategorisinde değerlendirilmediğini kabul etti. Senatör Mark Kelly'nin, "Radarsız bir F-35'in FMC kategorisinde sayılamayacağı" yönündeki tespiti karşısında Masiello'nun itiraz etmemesi, bu uçakların mevcut konfigürasyonlarıyla muharebe sahasındaki kısıtlı rolünü de gözler önüne seriyor.

Teknik cephede ise bir başka kritik darboğaz olan termal yönetim sistemi öne çıkıyor. Mevcut F-35 uçaklarının soğutma kapasitesi 30 kW seviyesinde kalırken, Block 4 güncellemeleri ve AN/APG-85 radarının tam kapasite ile çalışabilmesi için 62 ila 80 kW arasında bir soğutma gücüne ihtiyaç duyuluyor. Korgeneral Masiello, bu güç ihtiyacının karşılanması için bir "Güç ve Termal Yönetim Sistemi" (PTMS) yükseltmesinin planlandığını ve motor çekirdek yükseltmesinin 2031 yılında saha testlerine başlayacağını vurguladı. Ancak mevcut durumda, bu kapasiteyi karşılayacak bir marjın bulunmaması, sistemin genişleme potansiyelini zorluyor.

1990'lı yıllardan 2070'lere kadar sürmesi öngörülen F-35 programının toplam yaşam döngüsü maliyeti, yaklaşık 2,1 trilyon dolar gibi devasa bir bütçeyi işaret ediyor. Hem artan maliyetler hem de tedarik zinciri aksaklıklarıyla boğuşan program, modernizasyon ve üretim takvimindeki eşgüdüm sorunlarını aşmaya çalışıyor. Radarsız uçakların kabulü, programın mevcut üretim hattındaki yoğunluğu koruma adına üstlenilen stratejik bir risk olarak değerlendirilse de, önümüzdeki yıllarda bu uçakların modernizasyon süreçlerinin nasıl bir lojistik maliyet yaratacağı sektör analistlerinin odağındaki en önemli sorulardan biri olmaya devam ediyor.

#küreselstrateji #savaşteknolojileri #nato


Kaynak: Habere Git