
Kuantum Teknolojileri, Türkiye'nin Savunma Kapasitesinde Yeni Stratejik Ufuklar Açıyor
26 Haziran 2026 tarihinde T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB), Türkiye'nin savunma sanayii kapasitesini kuantum teknolojileri alanında stratejik olarak güçlendirmeyi hedefleyen "SSB Kuantum Programı"nı kamuoyuyla paylaştı. Programın tanıtım etkinliğinde, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ve Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün'ün yanı sıra üniversite temsilcileri, araştırma merkezleri ve savunma sanayii ekosisteminden önemli paydaşlar yer aldı. Bu kapsamda, "YÖK-SSB-Üniversiteler Savunma Sanayii Kuantum Teknolojileri Stratejik Yetkinlik Geliştirme İş Birliği Protokolü" de gündeme geldi.
Programın temel hedefleri arasında kuantum teknolojilerinde nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi, araştırma kapasitesinin güçlendirilmesi, üniversite-sanayi-kamu iş birliğinin derinleştirilmesi ve sürdürülebilir bir kuantum ekosisteminin oluşturulması bulunuyor. Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, yaptığı değerlendirmede kuantum teknolojilerinin kriptolojiden sinyal bağımsız navigasyona, hassas algılamadan yeni nesil hesaplamaya kadar birçok alanda savunmanın geleceğini doğrudan şekillendiren stratejik bir kabiliyet alanına dönüştüğünü vurguladı. Prof. Dr. Görgün, "Kuantum, savunmanın geleceğini doğrudan şekillendiren stratejik bir kabiliyet alanına dönüşmüştür. Açıkladığımız yol haritasıyla üniversitelerimizi, ana yüklenicilerimizi, KOBİ’lerimizi, teknopark firmalarımızı ve genç araştırmacılarımızı aynı stratejik hedef etrafında buluşturan bütüncül bir ekosistem ortaya koyuyoruz," ifadelerini kullandı.

Kritik teknolojilerde dışa bağımlılığın sadece bir tedarik meselesi olmadığını, aynı zamanda "egemenliğin sessizce devredilmesi" anlamına geldiğini belirten Prof. Dr. Haluk Görgün, Türkiye’nin kuantum teknolojilerinde üreten, geliştiren ve yön veren ülkeler arasına taşınmasını hedeflediklerini sözlerine ekledi. Prof. Dr. Görgün, bu alandaki yarışın yalnızca cihaz, laboratuvar veya altyapı yarışı olmaktan öte, bilim insanı, mühendis ve araştırmacı yetiştirme yarışı olduğunu ve insan kaynağının millî sermayenin en değerli unsuru olduğunu işaret etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda, kritik teknolojilerde bağımsız ve geleceğin güvenlik ortamında oyun kurucu bir Türkiye için çalışmalara devam edileceğini belirtti.
YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ise törende yaptığı konuşmada, Türkiye'nin son 20 yılda savunma sanayii alanında kaydettiği tarihi dönüşüme dikkat çekerek, savunma sanayii ile üniversitelerin araştırma kapasitesi arasında doğrudan ve güçlü bir bağ kurulmasının hayatiyetine değindi. Kuantum teknolojilerinin savunmadan haberleşmeye, siber güvenlikten sağlık teknolojilerine kadar geniş bir alanda dönüştürücü etki oluşturacağını belirten Prof. Dr. Özvar, "Ülkemizin kuantum alanında güçlü bir insan kaynağı ve araştırma altyapısı oluşturması bir tercih değil, stratejik bir zorunluluktur," açıklamasında bulundu. Yükseköğretim Kurulu olarak, yükseköğretim sisteminde kuantum teknolojilerine yönelik yeni programların açılması ve lisans seviyesinde kuantum odaklı yeni programların hayata geçirilmesi üzerinde çalıştıklarını ifade eden Prof. Dr. Özvar, fizik bölümlerinin birikiminden faydalanarak bazı programların dönüşüm ve yeniden yapılandırma süreçlerini başlattıklarını bildirdi.
İmzalanan protokol, kuantum hesaplama, kuantum algılama ve kuantum haberleşme gibi kilit alanlarda nitelikli insan kaynağı yetiştirilmesini, eğitim programlarının geliştirilmesini ve araştırma kapasitesinin güçlendirilmesini merkezine alıyor. Protokol kapsamında burslar, staj programları, araştırma projeleri, yaz okulları ve teknik etkinliklerle gençlerin bu stratejik alana yönlendirilmesi hedefleniyor. Prof. Dr. Özvar, bu bütüncül yaklaşımın, üniversite, sanayi ve kamu iş birliğini güçlendirerek araştırma çıktılarının teknolojiye dönüşmesini, savunma sanayiinin kritik yetkinliklerinin geliştirilmesini ve güçlü bir kuantum ekosisteminin tesis edilmesini mümkün kılacağını belirtti.
Türkiye'nin kuantum ekosisteminin gelişimine katkı sunmak üzere bu protokole dahil edilen 11 üniversite şunlardır: Ankara Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Gebze Teknik Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Koç Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Özyeğin Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi ve TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi.
#türksavunmasanayii #ssb #savaşteknolojileri
Kaynak: Habere Git