
Rusya semalarında artan İHA hareketliliği ve Kremlin üzerindeki stratejik baskı
Rusya'nın 2022 yılında Ukrayna'ya yönelik başlattığı tam ölçekli işgal harekatı, 18 Haziran 2026 tarihi itibarıyla stratejik bir eşiği geride bıraktı. Ukrayna kuvvetlerinin Moskova’ya düzenlediği, çatışmaların başlangıcından bu yana gerçekleştirilen en büyük İHA saldırısı, başkentin hava sahası güvenliğinde ciddi zafiyetler olduğunu gözler önüne serdi. Saldırılar neticesinde Gazprom Neft'e ait petrol rafinerisi doğrudan hedef alınarak ateşe verilirken, Moskova genelindeki havalimanlarında yüzlerce uçuş iptal edildi veya ertelendi.
Saldırıların operasyonel boyutu, sadece enerji tesisleriyle sınırlı kalmadı. Ukrayna ordusu, Pazartesi günü Voronej'de bulunan ve Rusya'nın İskender taktik füze sistemleri için kritik parçalar üreten bir elektronik fabrikasının vurulduğunu duyurdu. Eş zamanlı olarak Çarşamba günü İHA'lar Kırım'da elektriği keserken, merkezi ve güney Rusya'daki enerji altyapısını da hedef aldı. Kırım Yarımadası'nda halihazırda yakıt kısıtlamaları uygulanırken, sivil halk nezdindeki endişe seviyesinin yükseldiği gözlemleniyor.

Uluslararası arenada stratejik analizleriyle tanınan ve 2004 yılında Pulitzer ödülü kazanan tarihçi Anne Applebaum, yaşanan gelişmeleri şu sözlerle değerlendirdi: "Sadece savaşı kazanmıyor değiller, aynı zamanda savaşın giderek yaklaştığını da anlıyorlar." Applebaum, bu saldırıların Rusya'nın iş ve siyasi elitleri arasındaki ruh halini derinden etkileyebileceğine işaret ederken, 73 yaşındaki Devlet Başkanı Vladimir Putin üzerindeki baskının artma potansiyeline dikkat çekiyor. Kremlin destekli anket verilerine göre, Mart ve Nisan aylarında onay oranlarında düzenli bir düşüş yaşanması, otokratik yönetimin toplumsal tabanındaki aşınmayı doğrular nitelikte.
Sürgündeki muhalif aktivist ve iş insanı Mikhail Khodorkovsky ise mevcut durumu farklı bir perspektifle ele alıyor: "Rus toplumu Putin'i desteklemeyi bırakırsa, tek desteği gizli servisler kalacak ve onlara bağımlı hale gelecektir." Khodorkovsky, bu bağımlılığın Putin'in karar alma mekanizmalarını daha öngörülemez ve sert bir çizgiye itebileceği konusunda uyarıyor.
Askeri analist Michael Kimmage, Kremlin'in yaşadığı bu içsel çıkmazın, Putin'i daha tehlikeli adımlara sevk edebileceğini belirtiyor. Kimmage, "Putin, yaşamını bu sefil savaşla kendi kendine zorlaştırdı. Ancak bu durum, Ukrayna'daki sivilleri hedef alan veya su ve elektrik gibi temel altyapıları tamamen kesmeye yönelik daha radikal bir yıkım arayışına girmesine de neden olabilir" ifadelerini kullanıyor. Rusya içerisindeki bu stratejik huzursuzluk, askeri harekâtın geleceği ve Putin'in iktidarını koruma refleksi ile birleştiğinde, bölgedeki çatışma dinamiğinin çok daha yüksek bir şiddet düzeyine tırmanabileceği değerlendiriliyor.
#küreselstrateji #savaşteknolojileri #insansızhavaaracı
Kaynak: Habere Git