
Türkiye'nin Balistik Füze Testleri Rize-Artvin Hattında Derinleşiyor
Türkiye’nin uzun menzilli hassas vuruş kabiliyetlerini modernize etme süreci, Rize-Artvin Havalimanı sahasından gerçekleştirilen yeni bir balistik füze test atışıyla ivme kazandı. Bölgedeki hareketlilik, Türk savunma sanayiinin stratejik caydırıcılık kapasitesini artırmaya yönelik yürüttüğü AR-GE çalışmalarının yoğunluğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Yerel kaynaklardan edinilen bilgilere göre, 1 Temmuz 2026 tarihinde, saat 14:00 itibarıyla icra edilen test atışı öncesinde havalimanı ve çevresinde kapsamlı güvenlik tedbirleri alındı. Gerçekleştirilen atış operasyonu, deniz üzerindeki belirlenen hedeflere yönelik kurgulanırken, bölgedeki füze test faaliyetleri 2025 yılından bu yana süreklilik arz ediyor. Rize merkez yönündeki sahadan 2025 yılı içerisinde 3 adet atış gerçekleştirildiği rapor edilmişti.

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, yürütülen projelerin mevcut durumuna dair yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin balistik füze envanterindeki nicel ve nitel artışa dikkat çekti. İkinci, konuya ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “TAYFUN’un zaten şu anda seri üretimleri var gücüyle devam ediyor, onlar teslim ediliyor Silahlı Kuvvetlerimize. TAYFUN füzelerimiz bayağı ciddi bir rakama ulaşacak.”
Stratejik yol haritası dahilinde, TAYFUN füze ailesinin mevcut bloklarının yanı sıra, başarılı testleri tamamlanan “Blok 4” versiyonunun da bu yıl içerisinde seri üretime girmesi öngörülüyor. ROKETSAN’ın balistik füze portföyü, 11 kilometreden başlayan kısa menzilli çözümlerden uzun menzilli stratejik sistemlere kadar geniş bir katman sunuyor.
Sistemlerin çeşitliliği ve menzil kapasitelerinin artırılması bağlamında, 300-ER füzesi özel bir öneme sahip. Murat İkinci’nin verdiği bilgilere göre, 300-ER füzesinin test süreçlerinin tamamlanarak bu sene içerisinde envantere kazandırılması ve füzenin menzil kapasitelerinin üst seviyeye taşınması hedefleniyor. Türk savunma sanayii, TAYFUN ailesinin yanı sıra taktik seviyede 300 füzeleri, 230 füzeleri ve 122 roketleri gibi sistemlerin kara ve hava platformlarından (SİHA'lar dahil) süpersonik hızlarda ateşlenmesiyle, operasyonel sahadaki vuruş gücünü çok katmanlı bir yapıya kavuşturmuş durumda.
Kaynak: Habere Git