
Tunus, ASELSAN İHASAVAR Entegrasyonuyla Hava Sahası Egemenliğini Güçlendiriyor: Çok Katmanlı Savunma Yaklaşımında Yeni Bir Evre
Kuzey Afrika'nın stratejik konumdaki aktörlerinden Tunus, hava savunma kabiliyetlerini dönüştürme yolunda kritik bir adım attı. Tunus Hava Kuvvetleri'nin, Türk savunma sanayii devi ASELSAN tarafından geliştirilen İHASAVAR mobil anti-drone sistemini envanterine dahil ettiği açık kaynaklara yansıyan görüntülerle netleşti. Tunuslu askeri personelin bu taşınabilir elektronik harp sistemini aktif olarak kullanırken görüldüğü, ülkenin özellikle alçak irtifa insansız hava aracı (İHA) tehditlerine karşı savunma kapasitesini artırma yönündeki kararlılığını bir kez daha gözler önüne serdi. Bu entegrasyon, Tunus'ta halihazırda operasyonel olan TUSAŞ üretimi ANKA-S insansız hava araçlarıyla birlikte katmanlı bir hava savunma mimarisi oluşturarak bölgesel güvenlik dinamiklerinde yeni bir evrenin kapılarını aralıyor.
İHASAVAR Sisteminin Taktiksel ve Teknik Üstünlükleri

ASELSAN mühendislerinin üstün yetkinlikleriyle tasarlanan İHASAVAR, taşınabilir bir anti-drone karıştırma sistemi olarak sahada taktiksel bir avantaj sağlıyor. İlk kez 2017 yılında Langkawi Uluslararası Denizcilik ve Havacılık Fuarı (LIMA) kapsamında kamuoyuna tanıtılan bu sistem, özellikle ticari drone tehditlerinin hızla yükselişine yanıt olarak yaklaşık 6 ay gibi rekor bir sürede geliştirilmiştir. Sistemin temel bileşenleri, yaklaşık 11,5 kilogram ağırlığındaki sırt ünitesinde yer alan elektronik aksamlar, sinyal üretici ve yüksek kapasiteli lityum-iyon bataryalar ile operatör tarafından taşınan yaklaşık 2 kilogram ağırlığındaki tüfek tipi yönlü antenden oluşuyor. Bu sayede toplam sistem ağırlığı 14 kilogramın altında kalarak personel hareket kabiliyetini maksimize ediyor.
İHASAVAR'ın elektronik harp yetenekleri oldukça geniş bir spektrumu kapsıyor. Sistem, 400 MHz ile 3 GHz arası radyo kontrol frekanslarını ve 5.7-5.9 GHz bandında çalışan ticari drone sistemlerini eş zamanlı olarak baskılayabilme kabiliyetine sahip. Ayrıca veri linki, telemetri kanalları ve küresel konumlama sistemleri olan GPS, GLONASS, Galileo ile BeiDou uydularından gelen sinyalleri hedef alarak İHA'ların otonom veya kumandalı seyrini tamamen engelleyebiliyor. FPGA kontrollü doğrudan dijital sentezleme (DDS) tabanlı karıştırma teknolojisiyle donatılan sistem, operatörlere 100’den fazla önceden tanımlı karıştırma profili arasından seçim yapma esnekliği sunuyor. Yaklaşık 60 watt çıkış gücüne sahip olan İHASAVAR, 1,5 saatlik batarya ömrüyle uzun süreli görev icra edebiliyor ve -30°C ile +50°C arasındaki zorlu çevre koşullarında dahi tam performansla görev yapabiliyor. Hedef İHA, komuta kontrol ve navigasyon sinyallerini kaybettiğinde otomatik olarak kalkış noktasına geri dönme veya kontrollü iniş gerçekleştirme senaryolarını tetikleyerek tehdidi etkisiz hale getiriyor.
Operasyonel Geçmiş ve Bölgesel Etki
ASELSAN, 2019 yılı itibarıyla Türk güvenlik güçlerine yüzlerce İHASAVAR ve Kangal sistem ailesi kapsamında elektronik harp çözümü teslim etmiş, bu sistemler Cumhurbaşkanlığı koruma birimleri tarafından da operasyonel olarak kullanılarak etkinliğini kanıtlamıştır. İHASAVAR'ın Azerbaycan tarafından da aktif olarak kullanıldığı biliniyor, bu da sistemin uluslararası alanda sağladığı taktiksel üstünlüğün bir göstergesi. İlerleyen dönemlerde geliştirilen versiyonlarının Kangal anti-drone sistemiyle entegrasyonu, ASELSAN'ın sürekli AR-GE odaklı yaklaşımının bir yansımasıdır.
Tunus’un İHASAVAR tedariki, Türkiye ile savunma alanındaki çok yönlü iş birliğinin sadece bir parçası. Ülke, 2020 yılında TUSAŞ ile yaptığı anlaşma kapsamında ANKA-S tipi orta irtifa uzun havada kalışlı (MALE) insansız hava araçlarını envanterine katmıştı. Bugüne kadar Tunus’a birden fazla ANKA-S platformu teslim edilirken, bu platformlar 24 saat havada kalış süresi, 9.000 metre irtifa kapasitesi ve 200 kilogram faydalı yük taşıma kapasitesiyle geniş alan gözetim ve keşif görevlerinde kritik rol oynuyor. ANKA-S'ler, sentetik açıklıklı radar (SAR) ve hareketli hedef tespit (GMTI) radarlarıyla donatılmış olarak Tunus'un istihbarat, gözetim ve keşif (ISR) kabiliyetlerini önemli ölçüde artırıyor.
Türk savunma sanayiinin Tunus'a yönelik tedarikleri sadece hava platformlarıyla sınırlı değil. Tunus ordusu, Türkiye’den BMC Kirpi mayına dayanıklı araçlar ve Nurol Makina Ejder Yalçın zırhlı araçlarını da envanterine katarak kara kuvvetlerinin beka kabiliyetini güçlendirdi. Yalnızca 2020 yılında Türk savunma şirketlerinin Tunus’a yaklaşık 150 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdiği belirtilmesi, iki ülke arasındaki savunma ilişkilerinin ulaştığı stratejik seviyeyi ortaya koyuyor.
Güvenlik Ortamı ve Gelecek Projeksiyonları
Tunus’un güvenlik ortamı, 2011 sonrası Libya’daki istikrarsızlık nedeniyle daha karmaşık bir yapıya bürünmüş durumda. Özellikle güney ve batı sınırlarında artan kaçakçılık faaliyetleri, silahlı grupların hareketliliği ve düşük maliyetli ticari dronların asimetrik tehdit aracı olarak kullanımı, ülkenin savunma stratejilerini yeniden şekillendirmesini zorunlu kıldı. Bu bağlamda, ANKA-S platformları geniş alanlarda sürekli gözetim ve istihbarat toplama imkanı sunarken, İHASAVAR gibi taşınabilir ve hızlı konuşlandırılabilir sistemler, sahadaki birliklere anlık İHA tehditlerine karşı etkin ve lokal müdahale kabiliyeti sağlıyor. Kontrol noktaları, konvoy güvenliği ve kritik tesislerin korunması gibi görevlerde İHASAVAR'ın sunduğu çözüm, Tunus güvenlik güçlerinin taktiksel esnekliğini artırıyor.
Analistler, Tunus'un ASELSAN İHASAVAR sistemini envanterine dahil etmesinin, ülkenin ulusal güvenliğini pekiştirmenin yanı sıra, Kuzey Afrika ve Sahel bölgesindeki güvenlik istikrarına da dolaylı katkı sağlayacağını değerlendiriyor. Tunus ile Türkiye arasındaki savunma iş birliğinin, gelecekte daha ileri teknoloji ve karmaşık kabiliyetleri kapsayacak şekilde genişleyebileceği öngörülüyor. Bu durum, Türk savunma sanayiinin küresel ölçekteki etkinliğini ve stratejik ortaklıklar kurma kapasitesini bir kez daha vurguluyor.
Kaynak: Military Africa, 2 Temmuz 2026.
Temsili Görsel / Kaynak: İnternet
Kaynak: Habere Git