
Avrupa Hava Sahasında Hibrit Tehdit: Rusya'nın Gölge Filosu ve Koordineli İHA Sızmaları
Avrupa genelinde kritik askeri tesislere yönelik gerçekleştirilen insansız hava aracı (İHA) sızmaları, asimetrik ve hibrit harp literatüründe yeni bir aşamaya geçildiğini gösteriyor. Londra merkezli prestijli düşünce kuruluşu Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü (IISS) tarafından 2 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanan kapsamlı bir rapor, son dönemde Avrupa hava sahasında yaşanan İHA ihlallerinin, Moskova'nın kontrolündeki "gölge filosu" (shadow fleet) gemileri kullanılarak yürütülen geniş kapsamlı bir hibrit kampanya olduğunu ortaya koydu.
Raporda yer alan detaylı teknik ve coğrafi analizlere göre, Kremlin'in koordinasyonunda yürütülen bu İHA harekatı, Ağustos 2024 ile Şubat 2026 tarihleri arasındaki dönemi kapsıyor. Bu süreçte, 12'si NATO üyesi olan ve biri İrlanda olmak üzere toplam 13 ülkenin egemen hava sahasında sistematik sızma faaliyetleri belgelendi. Bu sızmalar arasında İngiltere'deki ABD Hava Kuvvetleri (USAF) tesisleri olan RAF Lakenheath ve RAF Mildenhall üslerinin yanı sıra, Fransa Deniz Kuvvetleri'ne ait nükleer balistik füze denizaltı üssü olan Île Longue üzerindeki kritik uçuşlar da yer alıyor. IISS, bu sızmalarda kullanılmış olması muhtemel Rus İHA tiplerinden biri olarak Kalaşnikof Legioner E29 modeline işaret ediyor.

Gölge Filo Gemileri ve Operasyonel Rotalar
IISS araştırmacıları, şüpheli İHA ihlallerinin gerçekleştiği zaman dilimleriyle Rusya'ya ait veya Rusya ile bağlantılı gölge filo gemilerinin konum verilerini eşleştirerek iki kritik deniz aracını doğrudan hedef gösterdi:
- Hav Dolphin (IMO 9073854): 2025 yılının ilkbaharında Almanya ve Hollanda tarafından İHA sızmaları nedeniyle soruşturulan bu Rus mürettebatlı kargo gemisinin, Kasım 2024'te İngiliz ve Amerikan askeri üsleri üzerinde yoğun drone hareketliliği yaşandığı sırada İngiltere'nin Hull limanında demirli olduğu tespit edildi.
- Seasons I (IMO 9308950): Aynı dönemde Dover Boğazı'ndan doğu yönüne doğru seyreden bu tanker, RAF Lakenheath, RAF Mildenhall ve Doğu Anglia bölgesindeki diğer hassas ABD/İngiltere askeri tesislerinin konuşlu olduğu güney kıyılarına paralel bir rota izledi.
İsmi açıklanmayan ABD'li askeri yetkililer, söz konusu dönemde üsler üzerinde tespit edilen İHA'ların, ticari olarak satılan sivil hobi dronlarının çok ötesinde bir teknolojik gelişmişliğe ve elektro-optik/sinyal karıştırma direncine sahip olduğunu vurguladı. Bu sızmaların, dönemin ABD Başkanı Joe Biden'ın Ukrayna'ya, Rusya topraklarının derinliklerindeki hedefleri vurmak üzere uzun menzilli füzeleri kullanma izni vermesinden sadece birkaç gün sonra yoğunlaşması ise dikkat çekici bir jeopolitik misilleme sinyali olarak değerlendiriliyor.
Metodolojik Tartışmalar ve Kanıt Eksikliği
IISS raporu, tekil her bir İHA olayının doğrudan Rusya ile ilişkilendirilemeyeceğini kabul etmekle birlikte, gözlemlenen genel örüntünün yalnızca hobi faaliyetleri veya koordinasyonsuz tacizlerle açıklanamayacak kadar organize olduğunu savunuyor. IISS Strateji ve Ulusal Güvenlik Kıdemli Uzmanı Charlie Edwards, rapora yönelik diplomatik yaklaşımları şu sözlerle ifade etti: "Görüştüğümüz her hükümet, bu raporun yayımlanmasını memnuniyetle karşılayacağını belirtti."
Buna karşın, sivil araştırma kuruluşu Dronewatch Europe, yayımlanan analize mesafeli yaklaşarak metodolojik boşluklara dikkat çekti. Kurum tarafından yapılan açıklamada, raporun belirli bir İHA ile belirli bir gemiyi doğrudan ilişkilendirilen fiziksel bir kanıt sunamadığı belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
"Rapor, belirli bir drone ile belirli bir gemiyi ilişkilendiren hiçbir fiziksel kanıt sunmuyor. Hiçbir fırlatma gözlemlendi, komuta bağlantısı kesilmedi, enkaz kurtarılmadı, doğrulanabilir bir video kaydı alınmadı ve adli veri açıklanmadı."
Dronewatch'un 2025 yılı içinde Avrupa genelinde gerçekleştirdiği bağımsız incelemede analiz ettiği 61 drone vakasının birçoğunda, ihbar edilen İHA'ların aslında sıradan sivil uçaklar, helikopterler, parlak yıldızlar veya meteorolojik fenomenler olduğu; pek çok vakada ise bölgede bir İHA bulunduğuna dair hiçbir somut kanıt elde edilemediği belirtildi.
IISS ise bu eleştirilere, Avrupa'nın mevcut radar ve algılama altyapısının yetersizliği ile yanıt veriyor. Raporda, alçak irtifada seyreden ve iş birliği yapmayan (non-cooperative) İHA'ları tespit etme kabiliyetinin düşüklüğü nedeniyle yüksek orandaki "doğrulanamayan vaka" istatistiklerinin normal olduğu; Rusya'nın asıl amacının da tam olarak bu gri alan ve belirsizlik ortamını yaratarak gerçek sızmaları arka plan gürültüsü içinde gizlemek olduğu savunuluyor.
Hava Savunma Doktrinindeki Zafiyetler ve Alınan Tedbirler
Yaşanan asimetrik tehditlere yanıt olarak İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri (RAF), envanterindeki en gelişmiş Counter-UAS (C-UAS/Anti-İHA) savunma sistemlerinden biri olan "ORCUS" sistemini, sivil uçuş güvenliğini tehlikeye atan İHA faaliyetlerine karşı Belçika'daki Brüksel Havalimanı'na ve daha önce de Danimarka'ya konuşlandırdı. Leonardo Electronics tarafından da yetenekleri desteklenen ORCUS sistemi, elektro-optik sensörler, sinyal istihbaratı (SIGINT) ve aktif köreltme sistemleri barındırıyor.
IISS raporunun sonuç bölümünde, Avrupa'nın mevcut anti-drone stratejisinin modern tehditlerin gerisinde kaldığı yönünde ciddi uyarılar yer alıyor. Mevcut durumda tespit süreçlerinin son derece düzensiz, yasal yetki sınırlarının parçalanmış, angajman kurallarının orantısız ve aidiyet tespit (atfetme) süreçlerinin caydırıcılık oluşturamayacak kadar yavaş olduğu vurgulanıyor. Bu durum, geleceğin çok katmanlı hibrit savaş senaryolarında Avrupa hava sahasının korunması için entegre ve dinamik bir hava savunma mimarisinin acilen inşa edilmesi gerektiğini gösteriyor.
Kaynak: Habere Git