
Savunma sanayinde stratejik mülkiyet tartışması: ASELSAN iddiaları gündemde
Türk savunma sanayisinin omurgasını oluşturan ve 50 yıldır Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) haberleşme ve elektronik harp sahasındaki en kritik çözüm ortağı olan ASELSAN, uluslararası finans çevrelerinin odağına yerleşti. Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, ABD merkezli küresel yatırım şirketi BlackRock’ın, 35 milyar dolar değer biçilen ASELSAN ile ilgilendiğini ve bu devasa satın alma sürecini yönetmek üzere Tom Barrack’ın görevlendirildiğini iddia etti.
Konuya ilişkin sert bir eleştiride bulunan Arıkan, "Milli değerimizi Trump’a mı hediye edeceksiniz?" ifadelerini kullanarak hükümete yönelik sorgulamasını derinleştirdi. 16 bin çalışanı ile Türkiye’nin stratejik özgücünü temsil eden ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ni Güçlendirme Vakfı (TSKGV) bünyesinde faaliyet gösteren kurumun geleceğine dair bu iddialar, Ankara’daki güvenlik bürokrasisi ve savunma çevrelerinde yankı uyandırdı.

Arıkan, BlackRock Fonu Başkanı Larry Fink’in mart ayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirdiği görüşmeyi işaret ederek, söz konusu zirvenin içeriğinin kamuoyu ile paylaşılması gerektiğini vurguladı. Arıkan, "Larry Fink ile ne görüştünüz, neyin sözünü verdiniz? Bu görüşmede ASELSAN var mıydı?" sorularını yönelterek, 1975 yılında Kıbrıs Barış Harekâtı sonrası yaşanan ağır ambargoların ardından kurulan ASELSAN’ın, ticari bir meta olarak görülmesinin kabul edilemez olduğunu belirtti.
Öte yandan, NATO nezdindeki diplomatik trafik ve savunma sanayii iş birliği süreçleri de dikkat çekici bir seyir izliyor. ABD'nin NATO Daimi Temsilcisi Matthew Whitaker, Türkiye'nin savunma sanayi tabanının yetkinliğine dikkat çekerek, ülkenin aynı anda 50 gemi üretebilecek kapasiteye sahip olduğunu vurguladı. Nisanda Türkiye’yi ziyaret eden NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ise ASELSAN tesislerinde incelemelerde bulunarak, savunma üretiminin hızlandırılmasının NATO için en önemli önceliklerden biri olduğunu kaydetmişti.
Ancak siyaset kulislerinde, bu tür uluslararası angajmanların ASELSAN’ın mülkiyet yapısına dair soru işaretlerini tetiklediği ifade ediliyor. Mahmut Arıkan, "ASELSAN bu milletin bağımsız iradesidir; bu topraklarda kurulan her milli değer, yine bu toprakların iradesiyle korunacaktır" diyerek stratejik kurumun özelleştirilmesi veya fona devredilmesi senaryolarına karşı duruşunu yineledi.
Kaynak: Habere Git