
Küresel Savunma Ekosisteminde Ankara Ekseni: NATO Forumu ve Stratejik İhracat Projeksiyonu
Ankara, küresel askeri dengelerin yeniden şekillendiği bir dönemde stratejik bir diplomatik ve teknik gövde gösterisine ev sahipliği yapıyor. NATO Savunma Sanayi Forumu, ilk kez bir yan etkinlik olarak değil, ana platform olarak ATO Congresium'da icra ediliyor. Savunma Sanayii Başkanı ve Millî Silahlanma Direktörü Prof. Dr. Haluk Görgün, etkinliğin inovasyondan tedarik zincirine kadar geniş bir yelpazeyi kapsadığını belirterek, Türkiye'nin yerli ve millî teknoloji hamlesinin müttefik ülkeler için güvenilir bir liman teşkil ettiğini vurguluyor. Görgün'e göre Türkiye, savunma sanayii diplomasisinde "Kazan-Kazan" modelini benimseyen, karşısındakini anlayan ve empati kuran güvenilir bir dost olarak öne çıkıyor.
Türkiye’nin savunma sanayii performansını yansıtan veriler, küresel ölçekte kaydedilen asimetrik büyümenin boyutlarını gözler önüne seriyor. Halihazırda dünyada savunma ihracatı yapan ülkeler arasında 11. sırada yer alan Türkiye, geçtiğimiz yıl gerçekleştirdiği ihracatın %56'sını doğrudan NATO üyesi ülkelere yönlendirdi. Mali disiplin ve pazar penetrasyonu açısından incelendiğinde; 2022 yılında 4.4 milyar dolar olan ihracat hacminin, 2023'te 5.5 milyar dolara, sonrasında 7.1 milyar dolara ve geçtiğimiz sene ise 10.1 milyar dolar seviyesine ulaştığı görülüyor. Teslimatların ötesinde, gelecek dönemin projeksiyonunu çizen yeni sözleşme bedelleri ise 17.8 milyar dolar olarak kayıtlara geçti. Mevcut yılın ilk altı aylık verileri, sektörün %20 ile %30 arasında bir büyüme ivmesini koruduğunu teyit ediyor.

Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen 1.400’ün üzerindeki aktif proje, Türk mühendislik kapasitesinin derinliğini kanıtlıyor. Özellikle insansız sistemler alanında elde edilen üstünlük, dünya SİHA pazarının %65’inin Türkiye tarafından karşılanmasıyla somutlaşmış durumda. Beşinci nesil savaş uçağı projesi KAAN cephesinde ise seri üretim öncesi hazırlıklar kritik bir aşamaya evrildi; 6 adet prototipin üretimi, yer ve uçuş testlerinde kullanılmak üzere hızla devam ediyor. Hava savunma doktrininde kritik öneme sahip "Çelik Kubbe" projesi kapsamında da yeni bir aşamaya geçildi. Prof. Dr. Haluk Görgün, Hisar-A ve Hisar-O sistemleri, bataryaları ve füzelerinin tedariği noktasında ASELSAN ve ROKETSAN ile kapsamlı bir sözleşme imzalandığını ilk kez duyurdu.
Sektörel genişleme, sadece teknoloji odaklı değil, aynı zamanda bölgesel istihdam ve üretim merkezli bir stratejiyle yürütülüyor. 4.000’den fazla şirketin ve 100.000’i aşkın personelin faaliyet gösterdiği ekosistemde, deprem bölgesine yönelik yatırımlar dikkat çekiyor. Malatya'da ASELSAN’ın elektronik kart tesisi, Kahramanmaraş'ta TUSAŞ’ın uçak yapısalları tesisi faaliyete geçerken; Hatay'da ROKETSAN tarafından inşa edilen mühimmat üretim tesisinin yakında hizmete girmesi planlanıyor.
7 Temmuz'da TUSAŞ tesislerinde gerçekleştirilecek olan ve 32 NATO üyesi ile 5 partner ülke dahil toplam 37 ülkeden 550 üst düzey temsilcinin katılacağı etkinlik, Türkiye'nin yetenek paylaşımı vizyonunu uluslararası sahneye taşıyacak. NATO Genel Sekreteri Rutte ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen gibi isimlerin ajandasında yer alan bu süreç, Türkiye'nin müttefiklik ilişkilerindeki vazgeçilmez rolünü pekiştiriyor. Prof. Dr. Haluk Görgün, NATO Genel Sekreteri Rutte’nin TUSAŞ ve ASELSAN ziyaretlerindeki hayranlığını dile getirerek, Türkiye'nin genç mühendislik gücü ve üretim kapasitesiyle müttefikler arasında açık ara lider bir konuma yükseldiğini ifade ediyor.
Kaynak: Habere Git