
Küresel savunma sanayisinde eksen kayması: ASELSAN'ın piyasa performansı ve jeopolitik krizlerin sektörel yansımaları
10 Temmuz 2026 itibarıyla küresel jeopolitik arenada tırmanan gerilimler, savunma sanayisi hisselerinde keskin bir ayrışmayı beraberinde getirdi. Orta Doğu'daki çatışmalar, Rusya-Ukrayna savaşının dördüncü yılı, Asya-Pasifik'teki rekabet ve ABD'nin Venezuela'ya yönelik askeri hamleleri, ülkeleri savunma harcamalarını artırmaya zorlarken, bu durum şirket bilançolarında dramatik değişimlere yol açtı.
Türkiye savunma sanayisinin lokomotifi olan ve BIST 100 endeksinde en yüksek piyasa değerine sahip şirket unvanını elinde bulunduran ASELSAN, 2026 yılının ilk yarısında gerçekleştirdiği yüzde 48,9'luk rekor getiri ile küresel rakiplerini geride bıraktı. Şirket, bu dönemi 1 trilyon 630 milyar 200 milyon lira piyasa değeriyle kapatarak stratejik ve mali başarısını tescilledi. Aynı periyotta İngiliz motor devi Rolls-Royce yüzde 25,6, Lufthansa yüzde 19 ve Fransız Safran yüzde 16 oranında değer artışı kaydetti.

Buna karşın, diplomatik kısıtlamalar ve proje iptalleri bazı küresel savunma devleri üzerinde yıkıcı bir etki yarattı. Almanya'nın F126 fırkateyn inşa projesini iptal etme planı, Rheinmetall hisselerinde yüzde 36,5'lik tarihi bir düşüşe neden oldu. Benzer şekilde, Çin yönetiminin Boeing dahil 46 ABD savunma şirketini kamu ihalelerinden men etmesi ve çift kullanımlı teknoloji satışını yasaklaması, Boeing hisselerini baskı altına aldı. Tedarik zinciri sorunları nedeniyle ticari uçak teslimatlarında aksama yaşayan ve faaliyet kârı yüzde 52 düşerek 300 milyon avroya gerileyen Airbus, yatırımcısına yüzde 1,9 kaybettirdi.
Sektörel bir diğer kriz ise mühimmat stoklarındaki yetersizlikler üzerine yoğunlaştı. ABD Başkanı Donald Trump, Pentagon yetkililerini ve ana yüklenicileri mühimmat üretim kapasitesindeki eksiklikleri görüşmek üzere Beyaz Saray'a çağırdı. Bu kritik çağrı ve sahadaki tedarik darboğazları, Northrop Grumman hisselerinde yüzde 13, L3Harris Technologies hisselerinde ise yüzde 1'lik satış baskılarını tetikledi. Savunma sanayisindeki bu stratejik volatilite, üretim kapasitesi ve jeopolitik uyum kabiliyetinin borsa performanslarını belirleyen temel parametreler olduğunu bir kez daha kanıtladı.
Temsili Görsel / Kaynak: İnternet
Kaynak: Habere Git