
Ortadoğu'da Kontrollü Gerilimden Topyekun Yıpratma Harbine: ABD ve İran Hatları Karşılıklı Ateş Altında
Washington ve Tahran yönetimleri arasındaki mutabakat zaptının çökmesiyle birlikte tırmanan askeri gerilim, üst üste dördüncü gününde de topyekun bir yıpratma savaşına dönüşme eğilimi gösteriyor. Bölgedeki askeri hareketlilik, taktik İHA saldırıları ile stratejik kıyı savunma bombardımanlarının asimetrik bir güç mücadelesine sahne olduğunu ortaya koyuyor.
Al-Azraq Üssü ve Yıldırım Operasyonu
İran ordusundan yapılan resmi açıklamaya göre, devlet televizyonu IRIB tarafından da aktarılan "Yıldırım Operasyonu" (Operation Lightning) kapsamında yeni bir aşamaya geçildi. Harekâtın 7. aşaması olarak tanımlanan bu fazda, Ürdün sınırları içerisinde konuşlu bulunan ve ABD Hava Kuvvetleri tarafından aktif olarak kullanılan Al-Azraq askeri üssü kamikaze insansız hava araçlarıyla hedef alındı. Operasyonda özellikle F-18 savaş uçaklarının konuşlandığı hangarlar, askeri personelin barınma tesisleri ve ana lojistik ekipman depoları doğrudan vuruldu.
İran Ordusu Halkla İlişkiler Departmanı, gerçekleştirilen saldırıların ABD'nin bölgedeki varlığına yönelik caydırıcı bir mesaj taşıdığını belirterek operasyonların süreceğini deklare etti.
Nasr 2 Operasyonu: Bahreyn ve Kuveyt Hatları
Gerilimin bir diğer cephesinde ise İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC), "Nasr 2 Operasyonu" adını verdiği harekâtın 3. dalgasını başlattığını duyurdu. IRGC Deniz ve Hava-Uzay Kuvvetleri tarafından ortaklaşa yürütülen eş zamanlı füze ve İHA taarruzlarında, Bahreyn'de konuşlu Şeyh İsa Hava Üssü ile Kuveyt'teki Ali Al Salem Hava Üssü hedef alındı.
Bahreyn'deki saldırılarda ABD donanma unsurlarına ve savaş uçaklarına ait yedek parça ve mühimmat depolarının vurulduğu iddia edilirken; Kuveyt'teki operasyonda doğrudan MQ-9 insansız hava araçlarının fırlatma rampaları ve yer kontrol istasyonlarının hedef alındığı belirtildi.
CENTCOM'un Kıyı Savunma Altyapılarına Karşı Taarruzu
İran'ın bölgedeki yaygın asimetrik saldırılarına yanıt, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'ndan (CENTCOM) geldi. CENTCOM, 13 Temmuz günü yerel saatle saat 22:15'te (Doğu Saati) başlattığı ve tam 5 saat boyunca kesintisiz sürdürdüğü koordineli bir hava harekâtı icra etti.
Hassas güdümlü mühimmatların (PGM) yoğun olarak kullanıldığı bu cezalandırma taarruzunda, İran'ın güney kıyı şeridinde yer alan stratejik noktalar hedef alındı. Buşehr, Çahbahar, Cask, Konarek, Ebu Musa ve Bender Abbas bölgelerinde konuşlu kıyı savunma sistemleri, gemisavar füze bataryaları, İHA fırlatma mevzileri ve deniz platformları ağır bombardımanla baskılanarak işlevsiz hale getirildi.
Beyaz Saray'dan Altyapı Tehdidi
Askeri tırmanışın ardından Fox News kanalına özel bir röportaj veren ABD Başkanı Donald Trump, Tahran yönetimine yönelik tehditlerinin dozajını artırdı. Müzakere masasına dönülmediği takdirde askeri hedeflerin dışındaki kritik sivil ve endüstriyel altyapıların da vurulacağını belirten Trump, şu ifadeleri kullandı:
"Yarın gece onları çok sert vuracağız. Sonraki gece de çok sert vuracağız ve sonraki hafta onlar için gerçekten kötü olacak; çünkü önümüzdeki hafta sıra enerji santrallerine ve köprülere gelecek. Masaya oturup müzakere etmedikleri sürece tüm enerji santrallerini ve köprülerini yok edeceğiz."
Bölgedeki askeri analistler, taraflar arasındaki bu sert tırmanışın Basra Körfezi ve çevresindeki enerji geçiş hatlarının güvenliğini kritik derecede tehlikeye attığı ve asimetrik yıpratma savaşının kısa vadede durulmayacağı görüşünde birleşiyor.
Kaynak: Habere Git